Abdullah Tamamlar – Hudanın Sununa Ayine Alem
Abdullah Tamamlar Hudanın Sununa Ayine Alem İlahi Sözü
Hudâ’nın sun’una âyîne ‘âlem,
Düşüpdür sâni’in mir`âtı âdem.
Odur âdem ki nefsin tanımışdır,
Olupdur Hızr ü İlyâs ile hemdem.
Ne görürse iyi kem zîr ü bâlâ,
Görür öz nefsini her bakdığı dem.
Eğer râ’î eğer mer’î vü mir`ât,
Kamunun aslıdır âdemdeki dem.
Nefesdir bahr‐ı zât ancak hurûfu,
Anın emvâcı bil ol şâd u hurrem.
Göründü bahr‐ı kândan bunca emvâc,
Olur zâhir gider yine kalır yem.
Bu ‘âlem de bahirdir hem mevâlid,
Anın emvâcıdır şekk ile demem.
Hezârân mevci bir anda yok edüp,
İder emsâlini tecdîd demâdem.
‘Aceb misli demek gayri demek mi?
Yâhud ‘aynı mı yâ cem’imi desem.
Bilen ‘ayn ü bilmeyen gayr demek,
Budur şâfî cevâb Allahü a’lem.
Özü evvelkidir sûretle durur gayr,
Ki yani cân odur terkîb o demem.
Ki zîrâ cân bir oldu çok sûret,
Budur kavl‐i muhakkik hem müsellem.
Disen niçün bilinmez hâlî ûlâ,
Çün oldur sonra niçün dir ki bilmem.
Tegayyürden bilinmezlik zuhûru,
Birlikden-durur didiği bilsem.
Niceyse neş’e‐i ûlâda gönlü,
O zevki arzular sânîde bî‐kem.
Taleb evvelki zevki hükm‐i cândır,
Cehl terkîbinin hükmü ol ebsem.
Kamû bir noktadır ‘ilm ancak ey dost,
Çoğaldıkça dolar kalbe hemm ü gam.
Niyâzî taht‐ı “Bâ”da nokta oldu,
Ali’nin sırrına olalı mahrem.