Abdullah Tamamlar – Bu Cihana Şular ki Mağrurdur
Abdullah Tamamlar Bu Cihana Şular ki Mağrurdur İlahi Sözü
Bu cihâna şular ki mağrûrdur,
Şöyle sanur ki bâkî ma’mûrdur.
Halkı aldar bu dünye gaddârdır,
Cevri bisyâr vefâsı meşrûrdur.
Hâce ne fahr ider libâsıyla,
Varlığından çü âkıbet ûrdur.
Hele âhir donu kefen olısar,
Tut ki bugün harîr ü samûrdur.
Bu makâma konan göçer nâ-çâr,
Gerçi hâkân gerçi fağfûrdur.
Kime bir lokma bal müyesser ise,
Der-peyince hezâr zenbûrdur.
Düğünün yası şâdînin gamı var,
Gündüzün sonu leyl-i deycûrdur.
Sabr iderse yarın devâya irer,
Bugün anlar haste rencûrdur.
Bu cihânda hakîr u gam-gîn olan,
Âhîretde emîr ü mesrûrdur.
Her kim ol Hazret’e yakın oldu,
Bu kamu mihr-i dünyeden dûrdur.
Her ki oldu riyâ ile zâhid,
Kamu zühdü hebâ-ı mensûrdur.
Müttakîler cezâsı indallah,
Havz u dîdâr u cennet ü hûrdur.
Tanrı dostlarının nişânı ayân,
Gözü nem benzi rengi asfûrdur.
Göz yaşından behiştde ravza biter,
Nitekim her nebâta yağmurdur.
O şarâben tahûru ârzu kılan,
N’ider anı ki âb-ı engûrdur.
Âşıkın zâhidin necâtına kim,
Aşk zühdü elinde menşûrdur.
Şol diriler ölücek ayılısar,
Ki gice mest ü tanla mahmûrdur.
Kişi var kim henüz kara gönlü,
Anberî rengi lîki kâfûrdur.
Zikri unutdu ekseri halkın,
İşleri çeng ü nây u tanbûrdur.
Kibri terk it ki zerre hâsılı yok,
Sabrı berk it ki gizli gencûrdur.
Dünyede hayr u şer ne kıldın ise,
Defterinde be-külli mestûrdur.
Geçdi ‘ömrün telefde gaflet ile,
Aç ey gâfil gözünü bir tur dur.
Arı tevbe kılur isen dâim,
Sana Hakk’dan salâ vü destûrdur.
Şöhret âfet durur geç Ümmî Kemâl,
Dime adım şehirde meşhûrdur.
Ârife her nefesde bir Mi’râc,
Gönüle her mahalde bir Tûr’dur.