ilahi sözünü paylaş

Arkadaşların arasında bunu ilk beğenen sen ol!

Abdullah Tamamlar – Can Gözün Aç Gör

Abdullah Tamamlar Can Gözün Aç Gör İlahi Sözü

Cân gözün aç gör ki yine ol Kerîm-i kâr-sâz,
Niçe kıldı fazlı birle kahrı lutf u kışı yaz.
Cümle mahlûkât u her şey dün ü gün ol,
Hâlık’a dillü dilince kılurlar şükr ü tesbîh ü niyâz.

Germ ü râhat geldi oldu mu’tedil âb u hevâ,
Serd ü zahmet gitdi girü kalmadı kış u ayaz.
Germ ü râhat geldi oldu mu’tedil âb u hevâ,
Serd ü zahmet gitdi girü kalmadı kış u ayaz.

Sebz-pûş oldu bugün etrâf-ı âlem ser-te-ser,
Revnâka geldi Irâk u Rûm u Çîn ü Şâm Hicâz.
Yine gökden yir yüzüne saçdı rahmet yağmurun,
Her nebâtâtı getirdi hilkate ol bî-niyâz.

Bu kamu ölmüş ağaçlar nâgehân oldu diri,
Kûh u sahrâ vü cihâna irdi hâtifden âvâz.
Subhdem gönül kulağın tut çemenden yana kim,
Başladı kuşlar dilinden söylenir ol gizli râz.

Bize dirler kim ganîmet görün işbu demleri,
Kim niceler niçe yıllar bu safâyı bulamaz.
‘Ömrünüz nevrûz u çiğdem bigi kûtehdir velî,
Fikriniz kaddi çınâr u servi dalından dırâz.

Hüdhüd ü kumru göğercin tûti vü dürrâc ile,
Tutdular meclis içinde her biri bir dürlü sâz.
Kimi uşşâk u nevâda seyr idüp kılur nüvaht,
Kimi nevrûz-ı acemde çağırur kimi hicâz.

Murg-ı zâr içinde tâvûs nâz ile cevlân ider,
Şâdumân olup sularda oynar ördek birle kaz.
Bu kamu kuşlar hevâda dem-be-dem pervâz urur,
Her biri saydın kovar sungur u şâhin şâh-bâz.

Ol Ganî her bağçede açdı çü kudret bohçasın,
Bir gelin gibi donanup geydi gûn-a-gûn cihâz.
Nesrin ü gül-nâr açıldı nergis ü reyhân ile,
Gel teferrüc kıl bu mevsimi ey yâr-i pâk-bâz.

Sünbül ü sûsen benefşe erguvân u lâle hoş,
Lîk güldür cümlesinin arasında ser-firâz.
Gül güle karşu açılup hoş bezendi gülsitân,
Bülbüle karşu kılurlar her biri bin ‘izz ü nâz.

Bülbülün nâle vü derd ü gulgulü çok olduğu,
Şol sebebdendir ki olur güllerinin ‘ömrü az.
Her bahâr u şâdînin sonu hazân u gam durur,
Gırre olma işbu pendi tut gönül levhinde yaz.

Nakş-ı sun’a mâil olma Sâni ü Nakkâş’ı sev,
Kim bekâ oldur bu fânî ol hakîkat bu mecâz.
Gerçi her bostân u bâğın bâğıbânı bir durur,
İllâ hergiz bir değil hurma vü engûr u piyâz.

Bu bahâr-ı bâğ-ı ömrün hâsılı esmârıdır,
Tâ’at u zikr ü tilâvet tevbe vü savm u namâz.
Zihî kul kim hâcesi emrinde sürer ömrünü,
Aklı koyup nefse uyup bir nefes buyruk sımaz.

İrmedi hasret kışının yazına Ümmî Kemâl,
Ol sebebden bağrı başlu gözü yaşlu benzi sâz.
Fâ’ilâtün fâ’ilâtün fâ’ilâtün fâ’ilât,
Fâ’il-i muhtâr kimdir ol Kerîmü kâr-sâz.