Abdullah Tamamlar – Aşıka Mürşid Olan
Abdullah Tamamlar Aşıka Mürşid Olan İlahi Sözü
Âşıka mürşid olan âyât-ı Kur`ân anladım,
Ârifin kalbinde her dem ilm ü irfân anladım.
Levh-i dilden dü cihânın nakşını pâk eyleyen,
Sırrına kılan tecellî nûr-ı Yezdân anladım.
Tevhîd-i zâtın nişânı vasfına budur haber,
İlm-i sırdan yok eser ol bahr-i ummân anladım.
Tevhîd-i zâtın nişânı vasfına budur haber,
İlm-i sırdan yok eser ol bahr-i ummân anladım.
On sekiz bin âlemi gark eyleyen derd-i Hudâ,
Müşkilâtın cümlesin ben aşka âsân anladım.
Söyleyüp söyletdiren ol Pâdşâh-ı bî-zevâl,
Ehl-i irfânın cevâbın nutk-ı Rahmân anladım.
Dört kitâbın ma’nâsın keşf eyleyen Hû’dur hemân,
Lâ dimez kimse bu sırra “illâ” nâdân anladım.
Bî-nişân u lâ-mekân deryâsının gavvâsına,
Hoş safâ geldi getirmek dürr ü mercân anladım.
Tâ ezel kâlû belâ bâzârının tüccârıyam,
Kim bu sırdan bey iderse kâmil insân anladım.
Mürşidin irşâdına her kim ki âmennâ diye,
Nûş ider ol Hızr elinden âb-ı hayvân anladım.
Kim ledünnî ilminin deryâsına dalmak diler,
Meskenetden baş getirmez hâke yeksân anladım.
Lâ-cerem bezm-i elestin meyine hammâr olan,
Tâ ebed ayık değildir mest ü hayrân anladım.
Baht u devlet sâhibidir yek nazardan bir gören,
Ehl-i aşka lâ diyen her kim ki şeytân anladım.
Zâhidin zühd ü riyâsetden riyâ kesb itdiğin,
Rü’yet-i dîzâr sanman hûr u gılmân anladım.
Tâlibe matlûb elinden mey-i vuslat nûş olur,
Bülbülün efgânı her dem gül ü reyhân anladım.
Ol Muhammed Mustafâ’dan ol Aliyyü’l-Murtazâ,
Evliyânın ser-firâzı Şîr-i Yezdân anladım.
Lâ fetâ illâ ‘Alî lâ seyfe illâ zülfikâr
Bu kelâmın mazharı çün Şâh-ı Merdân anladım.
Sanmanız gayrıya nükte eyleye Ümmî Sinân,
Zikr olanın cümlesin ben bende mihmân anladım.