Abdullah Tamamlar – Çok Darı Fenanın Kederü Hemmi Deminden
Abdullah Tamamlar Çok Darı Fenanın Kederü Hemmi Deminden İlahi Sözü
Çok dâr-ı fenânın keder ü hemmi deminden,
Usandım anın mihnet ü hüzn ü eleminden.
Bakdım dün ü gün hîç kuru gavgâsı dükenmez,
Çekdim elimi şimdi kamu yahşi keminden.
Tüccâr kati hırsa düşüben mâlı direrler,
Mevti unudub cîfe-yi murdâr u haminden.
Tüccâr kati hırsa düşüben mâlı direrler,
Mevti unudub cîfe-yi murdâr u haminden.
İt gibi iderler biri biriyle şemâtet,
Hoşlanmadım ebnâ-yı zamânın şiyeminden.
Dînân tutarlar atuban dîni yabana,
Gelmez şiba anlara bu dünyâ deseminden.
Muhtâcları gördikde tonar yüzleri buz-veş,
Anlar da dönüb girü kaçarlar şiyeminden.
A’yân-ı bilâd çevre meyil eylediler heb,
Zulm-ile cihân toldı vülâtın reşeminden.
Yok havf-ı Hudâ havf-ı melik zerrece aslâ,
Bezdi fukarâ cân u metâ u ganeminden.
Küffâr buluben fürce nice beldeler aldı,
İblîs-i la’în eyledi iğvâ saneminden.
Sultâna da hîç sıdk-ıla bir tâ’at ider yok,
Etbâ u re’âyâ vü cüyûş u hademinden.
İtmez vüzerâ nusret-i dîn cân u gönülden,
Feth olmadığı pes rü’esânın daceminden.
Vay hâline hak söyleyenin böyle zemânda,
Korkar ulemâ çünki kuzâtın kaleminden.
Hultatda hatar sâlike çokdur bu ‘asırda,
Pes ‘uzlet iden sâlim olur halk siteminden.
Dîn gayreti çekmez ne aceb ekseri nâsın,
Az kaldı gelen hayr u nefi’ dest ü feminden.
Techîz-i guzât eyleyeni Hak idinir dost,
Hak dostlığı yeğ iki cihânın ni’metinden.
Bir akça bahîl virse gider cânı berâber,
Altun ana kıymetli tamar içre deminden.
Bu mâlı Hudâ virdi diyüb gâzîye virmez,
Virirse hazân gibi sararır nedeminden.
Zabt eylediler arsa-yı merdânı gabîler,
Erbâb-ı ‘akıl cümlesi hayrân se’eminden.
Virildi münâsib cühelâ vü bülehâya,
Sorulmaz imiş Hâlik-ı kevnin hikmetinden.
Teslîm-i umûr eylediler anlara ki hîç,
Yok sevgilü şey mey-kedenin câm-ı ceminden.
Dîn düşmeni pek itdi hücûm iki tarafdan,
Tağ taş iniler top u tüfengin zememinden.
Yalvaralım ol Tenri Te’âlâya ki bizi,
Hıfz eyleye fazlı ile kahr u edaminden.
Avn eyleye sultânımıza askerine hem,
Mağlûb ola düşmânlan şevk-i haşeminden.
Şol rütbe hemân kalblerine toldıra ru’bı,
Ki ditreyeler heybet-i tabi u ‘aleminden.
Teştît ide cem’iyyet-i kübrâlannı heb,
Bir katrece ilkâ ide bahr-i nikaminden.
Gâzîlere in’âm ide çok mâl ü ganîmet,
Zer sîm ü cevâhir ni’amin bâ-kıyeminden.
Sultânı vü etbâ’ını iğnâ ide şol kez,
Ki bula gınâ cümlesi bâlâ himmetinden.
Yardımcı kıla rûh-ı şerifini Resûlün,
Yârânını hem müntahab u muhtereminden.
İnzâl-i melâ’ik ide cenk eyleyeler hem,
Ervâh-ı gürûh-ı şühedâ muhteşeminden.
İrsâl ide kutbı dahi a’vânını cümle,
Yir üzre olan ümmet-i hayrü’l-ümeminden.
Hem cümleye gayret vire ki emr-i cihâdı,
Yir yir tutuban kurtılavuz harb zeheminden.
Yalvaralım evkât-ı seherlerde diyüb hem,
Yâ Rabbi necât vir bize dâreyn zuleminden.
Şu zulmet-i müstenfereden it dahi tahlîs,
Hıfz it bizi ahzâb-ı adûnın vahaminden.
Rahm itmeyicek sen bize yâ kim ide bugün,
Çün muztarib olduk katı küffâr haveminden.
Bu kürbeyi bizden bu sene eyle ki tefrîc,
Tîz kurtılalım savlet-i a’dâ hazeminden.
Gümrâhlığ-ıla başımıza geldi bu hâller,
Neşr it bize nebzece hilimin diyeminden.
İblîse uyub râh-ı dalâle sefer itdik,
İşidemeyüb hak sözi nefsin sameminden.
Ol şâh-ı rüsül hürmetine eyle sıyânet,
Bizi vü kamu ümmeti hışmın deheminden.
Kat itmeyiz elbetde ümîdi ki umarız,
Sen pâdişâhın bahr-i hanân u kereminden.
Noksân mı gelür rahmetine ey ulu Yezdân,
Geçsen bir avıç hâk-i sefâlin töheminden.
Sultâna rahim eyle husûsen ki olubdur,
Dîn uğrına dil hastesi fart-ı hazeminden.
Terk eyledi ecdâdı gibi hâb u safâyı,
Küffâra gazab ümmete lutf u rahaminden.
Çün ümmet-i merhûmeye itdin anı sultân,
Bu hızmet-i uzmâya kemâl-i zememinden.
Senden dileriz ki idesin feyzini itmâm,
Kuvvet bula dîn şevket-i câh-ı izamından.
Târîh-i sene bin iki yüz kırk dahi dörtdür,
Mevlâya sığındık gazevâtın ceşeminden.
Kaldı işimiz ana dileriz ki selâmet,
Vire bize şu fitne-i uzmâ dareminden.
Kuddûsî-yi bî-çâre niyâz eyleyüben dir,
Ey Hak bizi kurtar şu zamânın gaseminden.