ilahi sözünü paylaş

Arkadaşların arasında bunu ilk beğenen sen ol!

Abdullah Tamamlar – Barekallah Dü Cihanın Serveri

Abdullah Tamamlar Barekallah Dü Cihanın Serveri İlahi Sözü

Bârekallah dü cihânın serveri,
Hakk Te’âlâ’nın azîz peygamberi.
Hû-yı hoş-bûyundan aldı bûyunu,
Şu cihânın sünbül ü verd-i teri.

Mihr-i pâk-i mevlidinden aldılar,
Şems ü mâh rûyundaki nûr u feri.
Gerçi kadrin bilmedi gâfil olan,
Etdi kurbân ‘âkılân cân u seri.

Kıl şefâ’at yâ Habîballah amân,
Eyle tahlîs Fevzî-i isyân-geri.
Sonra nakl etdi bu nûru Hakk hemân,
Tâ ki oldu zahr-ı Âdem’de ayân.

Sonra bâ-emr-i şerîf-i Girdgâr,
Cebhesinde Âdem’in etdi karâr.
Hayli dem tesbîhe oldu müştagil,
Sonra oldu parmağında müşte’il.

Tâ ki Havvâ ile kıldı izdivâc,
Cebhe-i Havvâ’da nûr oldu sirâc.
Hâsılı hep tâhirînden tâhire,
Nakl ile oldu alâmât zâhire.

Etdi Abdullah’a encâm intikâl,
Artdı kendisindeki hüsn ü cemâl.
Hikmet-i Hakk bir gün Abdullah hemân,
Yalınızca oldu bir dağa revân.

Hazret-i Âmine’nin de vâlidi,
Zirvesinde ol dağın nâzır idi.
Bir de bir cemm-i gafîr kavm-i Yahûd,
Hışm ile ol dağa etdiler su’ûd.

Ya’ni Abdullah’ı katl etmek içün,
Kasd edüp de gitdiler dağa bütün.
Der-akab geldi cuyûş-ı ît-şümâr,
Etdiler ol kâfirîni târ ü mâr.

Ya’ni sell-i seyf edüp katl etdiler,
Kalmayup hiç bir Yahudi bitdiler.
Olduğundan kâffesi ol ceyşin melek,
Yine tekrar gitdiler tâ-be-felek.

Gördü anı Âmine’nin vâlidi,
Bu değil illâ kerâmetdir dedi.
Tâ ki geldi zevcesinin yanına,
Dedi Abdullah’ın olsun Âmine.

Hem ifâde eyledi hep gördüğün,
Ya’ni Abdullah’a imdâd erdiğin.
Zevcesiyle bi’l-ma’iyye gidtiler,
Ol Resûl’ün ceddine arz etdiler.