ilahi sözünü paylaş

Arkadaşların arasında bunu ilk beğenen sen ol!

Abdullah Tamamlar – Çehre Vü Hattın Hayali

Abdullah Tamamlar Çehre Vü Hattın Hayali İlahi Sözü

Çehre vü hattın hayâli çeşmimi kılmış makâm,
Açmağa Bahreyn’i cem’ olmuş sipâh-i Rûm ü Şâm.
Cilve-gâh etmiş gubâr-i der-gehin müjgânımı,
Sâhil-i deryâyı tutmuş asker-i Dârü’s-Selâm.

Râh-i aşkında sirişkem gösterir her dem habâb,
Azm-i râh ettikde leşker resmdir nasb-i hiyâm.
Ceng ederler birbiriyle tîğin için hûblar,
Resmdir leşkerde sular üzre kılamk izdihâm.

Serv lâf-i hüsn eder göster kıyâmın men’kıl,
Baş çeken ser-keşlerin def’ine vâcibdir kıyâm.
Koyma zülfün düşmeğe mâh-i ruh-i rahşânına,
Kıl müşa’şa’ mülkünün sâhirlere seyrin harâm.

Gönlümü gör dîdeden geh kan geh kan içer,
Medd ü cezrini temâşâ kıl bu deryânın müdâm,
Dil evine revzen aç sînem delip tîğinle kim,
Muntazırdır feth-i râh-i Ka’be için hâs u âm.

Ey gönül devrân çekip gerdûna Keyvan mahmilin,
Şems’den Mirrih’e vermiş tevsen-i zerrîn-ligâm.
Çerh kalkanını zerrin kubbe etmiş mihrden,
Mâh-i nev tîğin şafaktan eylemiş gül-gün niyâm.

Feth esbâbını yükletmiş katâr-i hefteye,
İhtiyât üzre olup görmüş sefer kaydın tamâm,
Gâliba Sultân-i Divân-ı Kazâ hükm eylemiş,
Kim vere Dârü’s-Selâm’a düşmen-i ser-keş selâm.

Hâkim-i Takdîr’den devrâna olmuş emr kim,
Ede milk-i Basra’yı mahrûsa-i Bağdâd’a râm.
Bağlamış himmet bu fermânı ser-encâm etmeğe,
Hazret-i Pâşâ-yi Keyvan-kadr ü gerdûn-ihtişâm.

Ser-firâz-i âkıbet-Mahmûd u kutb-i râst-rev,
A’del-i akrân Ayâs-i nik-rây ü nik-nâm,
Ol Mesihâ-dem ki emvât-i elem ihyâsına,
Hâk-i der-gâhındadır keyfiyyet-i yuhyi’l-izâm.

Halladallahümme tekrîmen lena ibâlehu,
Ahsenallahümme fî-eyyâmihi hâle’l-enâm,
Ey gubâr-ı der-gehinden kadr-i gerdun âriyet,
V’ey furûğ-i mihr-i rûyundan safâ-yi subh vâm.

Devrden hâsıl bana dâ’im neşât-i müstezâd,
Bahttan rûzî sana peyveste câh-i müstedâm,
Câm-i bezm-i rezmin içmekten dil-i düşmen kebâb,
Def’-i nâr-i kahrın etmekte hayâl-i hasm hâm.

Her şu’â-i hancerin berk-i fenâdan bir şerer,
Her sadâ-yi nâvekin mülk-i ademden bir peyâm,
Ömrlerdir katl-i a’dâdan ecel çekmiş elin,
Anı divân-i kazâdan tîğin etmiş iltizâm.

Hak Te’âlâ’dan sana feth-i dem-â-dem lûtf-i hâs,
Senden ehl-i âleme lûtf-i pey-â-pey feyz-i âm.
Rezm-gâhında mizâc-i tîğ u tab’-i rumhunu,
Muhtelif kılmış tarîk-i iftirak u iltiyâm.

Çalışıp her bir adûnu tîğin ettikçe iki,
Her iki bir olmağa rumhun kılar ikdâm-i tâm,
Kasd-i fethi mülk kılmışsan mübârekdir bu rây,
Azm-i def’-i düşmen etmişsen müyesserdir bu kâm.

Çok zamânlardır ki sayd-i merdüm-i tüccâr için,
Reh-güzâr-i Hind’e kurmuştur hisâr-i Basra dâm,
Anda kanlar yutturupturlar tereddüd ehline,
Geldi ol dem kim çeke tîğin olardan intikâm.

Deprenen asker midir ya Dicle’dir Bağdâd’tan,
Eyleyip tuğyan Cezâyir’den yana kılmış hırâm,
Tutmak olmaz böyle seyl-âbın onun hâşâk ile,
Kılmasınlar men’ine ehl-i Cezâyir ihtimâm.

Yel bıraktı Hind deryâsına azmından haber,
Titredi deryâ mehâbet Hind subhun kıldı şâm,
Kıldı Kutbü’l-mülkü tahrîkin yerinden münharif,
Gitti havfınla Nizâmü’l-Mülk mülkünden nizâm.

Vehm-i tîğin eyledi ehl-i Fireng’i zerd-reng,
Kıldı gerd-i leşkerin sahrâ-yi Hind’i müşg-fâm,
Müşg söylersem sipâhın gerdine kılmam hata,
Çün Fuzûli hasteye andan mu’attardır meşâm.

Tâ şeb ü rûz ihtilâfiyle mukarrerdir medâr,
Tâ meh ü hur-şîd devrânında mümkindir devâm,
Var ümîdim hâb-i gafletten hasûdun durmayıp,
Bahtını bîdâr ede tevfik-i Hayy-i lâ yenâm.